Doğu
ülkelerinde Meşrutiyet rejimlerinin tam yerine oturmaması
karşısında Stambulskie Novosti'nin yayınının, Osmanlı'daki
1908 devriminin etkisini yansıtmak amacı taşıdığı anlaşılıyor.
Yeni
bir çalışmayı basın tarihi ilgililerine sunarken, meslek için
çok önemli olan yabancı dil bilgisi konusunda yaşadığım bir
olayı aktaracağım. Bir gün tarihçi dostum İlber Ortaylı
çeşitli dillerden kaynak kullanıyor olmamı övdükten sonra
hatırlatmıştı: "Çalıştığın sahalar üzerinde Rus
kaynakları son derece zengindir, eksik kalıyorsun." Haklıydı.
Tarih tek dile dayalı kaynaklarla değerlendirmeyi yeterli saymıyor.
Özellikle çağdaşlaşma gibi "uluslararası" nitelik
taşıyan oluşumlarda karşılıklı etkileşim önem taşıyor.
Aslında, 1960'ların başında gazetede gece sekreteri olarak
çalışırken bir Fransızca kitaptan Rusçayı öğrenmeye
girişmiştim. Anında bunun "komünistlik" olduğu iddiası
ileri sürüldü. Komünizmin Almancadan, İngilizceden ya da
Fransızcadan çok daha kolay öğrenilebileceğini bir türlü
anlatamadım; o çağda mecburen vazgeçmiştim.


