Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2013 Salı

ERGENEKON KİTAPLARI


     Ergenekon'da bugün büyük bir olasılıkla karar günü... Çok sayıda gazetecinin, yazarın, siyasetçinin, subayın, hukukçunun, bilim insanının ve sivil toplum örgütü yöneticisinin yargılandığı Ergenekon Davası, kimilerine göre "derin devlete vurulan" en büyük darbe... Kimilerine göre de "gerçek derin devlet'in muhalifleri tasfiye etmek için kurduğu bir tezgâh! Ergenekon Davası, yayıncılık alanında da yeni bir çığır açtı.

31 Temmuz 2013 Çarşamba

HİKMET ÇİÇEK VE GİZLİ TANIK ADALETİ!



     SEVGİLİ okuyucularım, Balyoz davası bitti, çok sayıda komutan ve birkaç sivil memur en ağır hapis cezalarına çarptırıldı. Cezalar haksızdı... Cezalar sadece belli yerlerde ve poliste üretilen düzmece bilgisayar belgelerine göre verildi. Bu belgelerin hiçbirinde imza yok. Hepsi de muhbir vatandaşlar tarafından yapılan sözde ihbarlarla gündeme getirilen hayali yazışmalar. Balyoz sanıkları bu dava hakkında muhteşem kitaplar yazdılar, dört dörtlük belgeler açıkladılar, üzerlerinden sürdürülen siyasi oyunu kanıtladılar...

21 Haziran 2013 Cuma

Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar



     Ergenekon davasının en önemli dayanağı gizli tanıklardır. Bu tertibi hazırlayanlar, Ergenekon davası kapsamında 60 gizli tanık topladılar ama bunlardan sadece 311 dinlendi. Gizli tanık ifadeleri esas olmak üzere 281. duruşmanın sonunda savcı, mütalaasında sanıkların 64'ü hakkında ağırlaştırılmış müebbet, 96'sı hakkında 7.515 yıl hapis cezası istedi. Gizli tanıklar içinde mesleği olan, eli ekmek tutan bir kişi bile yok! Aralarında koyun hırsızı da var, oto hırsızı da! Kız kardeşinin kızını satan da var, "gayrimeşru âlemde" tanınmak için çabalayan da!

-------------------------------------------------------------
Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar Kitabını %25 İNDİRİMLİ Satın Almak için Tıklayın;


29 Mayıs 2013 Çarşamba

Ergenekon’un gizli tanıkları kitap oldu



     Aydınlık yazarı Hikmet Çiçek’in Silivri Cezaevi’nde yazdığı ‘Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar’ kitabı raflardaki yerini aldı. Çiçek’in Ergenekon davasına yön veren gizli tanıkları incelediği kitap Kaynak Yayınları tarafından yayımlandı.
Kitabın giriş bölümünde davada 31 gizli tanığın dinlendiğini belirten Çiçek “Nasıl ki ‘Balyoz davası’ denilince sayıları binleri aşan sahte dijital belgeler, ‘Odatv davası denince uzaktan gönderilen virüsler akla geliyorsa, Ergenekon
denilince de ilk akla gelen gizli tanıklardır. Ergenekon davası, gizli tanık beyanları üzerine kurulmuştur” ifadelerine yer
verdi.
Çiçek, askerliğini 1993-1994 yıllarında Elazığ’da Jandarma Komando Taburu Komutanı binbaşı Mahmut Şahin’in postası
olarak yapan Gizli Tanık Kıskaç’ın ifadesini şöyle anlattı: “Posta eri ‘Kıskaç’, anlatımına göre 3. Ordu Komutanı ile teklifsiz görüşüyor, 4. Zırhlı Tugay Komutanı ile haritaların başında harekât planlıyor, operasyon yönetiyor, JİTEM elemanı olarak Erzurum, Erzincan, Elazığ ve Diyarbakır’ın tozunu attırıyor. Bunları ciddi ciddi anlatıyor, mahkeme heyeti ciddi ciddi dinliyor. Kod adım, ‘Yalnız Tilki’ diyor.”
Kitabında, koyun hırsızlığı, gasp ve cinayet gibi suçlardan hüküm giyen Gizli Tanık Aydos’un beyanlarını aktaran Çiçek şu ifadelere yer veriyor:
“Bilgi, belge, kanıt yok; ama ‘Aydos’, Veli Küçük ile Hasan Atilla Uğur hakkında akıldışı suçlamalarda bulunuyor. (...)
‘Bir damla halindeki uyuşturucu’ cümlesini, ifadesi boyunca anlattığı hemen her olayda kullanılıyor. (...) ‘Aydos’ Veli Küçük’ten aldığı bu damla ile Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan giren ‘Saddam Hüseyin’in şahsi ajanını’ uyutuyor. Belgeleri ‘Veli Amca’ya’ teslim ediyor, adamın üzerinden çıkan 63 bin dolar için Veli Küçük ‘Sende kalsın’ diyor.”
Hikmet Çiçek inat demektir
     Kitabın sunuş yazısı OdaTV davasında tutuksuz yargılanan gazeteci Soner Yalçın tarafından kaleme alındı. “Elinizdeki
kitabı okumadan önce Hikmet Çiçek kimdir öğrenmek istermisiniz?” diye söze başlayan Yalçın, Hikmet Çiçek’i şöyle anlattı: “(...) Hikmet Çiçek demek, emek demektir. Özveri demektir. Dayanışma demektir. Örgütlü mücadele demektir.
Devrim demektir. Vatan demektir. Enternasyonalizm demektir. Hikmet Çiçek, inat demektir. Bir gazeteciyi sessizliğe ve
unutuluşa mahkûm etmenin imkansız olduğunu anlamak demektir. Hikmet Çiçek her koşulda yazmak demektir (...)”
-------------------------------------------------------------
Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar Kitabını %25 İNDİRİMLİ Satın Almak için Tıklayın;






27 Mayıs 2013 Pazartesi

Emre Kongar tüyler ürperten kitabı yazdı



Cumhuriyet Gazetesi yazarı Emre Kongar, Kaynak Yayınları’ndan çıkan “Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar” kitabını köşesine taşıdı ve kitap için “Tüyler Ürperten Bir Kitap” ifadesini kullandı.

“Silivri Edebiyatı”nın gelecek nesillere ışık tutacağını belirten Kongar, bu kitapların tutanaklarla birlikte sonsuza kadar yaşayacağını söylüyor. 
Emre Kongar, “Silivri Edebiyatı”nın son kitabı olan “Gizli Tanıklar”ın yazarını “Kıdemli Mahpus” diye nitelendirirken, kitabın sunuşunu Hikmet Çiçek gibi gazeteci olan meslektaşı Soner Yalçın’ın yazmış olmasını da bir yazarın ya da gazetecinin kitabının tanıtılması konusunda erişebileceği en üst mertebe olarak nitelendiriyor. 
Emre Kongar, kitapla ilgili olarak şunları da söylüyor:
“Herhalde gazetecilikten geldiği için, Hikmet Çiçek doğrudan doğruya nesnel belge ve olgulara dayalı bir kitap yazmış:
Gizli tanıkların ifadelerinden oluşuyor esas olarak.“Ergenekon” denilen davada 31 gizli tanık dinlenmiş…
Çiçek’in dosyalardan eriştiği bilgilere göre, sabıkaları bir hayli yüklü insanlar bunlar:
Koyun hırsızları, oto hırsızları, kız kardeşinin kızını satanlar, cinayet, uyuşturucu kaçakçılığı ve benzeri suçlardan hüküm giyenler….
Aralarında PKK, Dev-Sol, DHKP-C ve Hizbullah itirafçıları da varmış.
Kitaptaki ifadeler, davalarda olup bitenler, sorular ve yanıtlar, okurken insanın kanını donduruyor…
Ya bunları yaşayanlar ne hissediyor acaba?”

-------------------------------------------------------------
Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar Kitabını %25 İNDİRİMLİ Satın Almak için Tıklayın;






Emre Kongar'ın Kanını Dondurdu



Cumhuriyet gazetesi yazarı Emre Kongar kanını donduran o kitabı şöyle tanıttı okuyucularına:
Silivri davaları sürüyor…
İddianameler, savunmalar, kararlar…
Elbette ‘Silivri Edebiyatı’ da!
***
Silivri Edebiyatı, Silivri davalarının tutanakları ile birlikte, sonsuza dek yaşayacak…
Gelecek kuşaklara ışık tutacak…
Biz çoktan toprak olduktan sonra bile, insanlar bugünleri, Silivri Edebiyatı’ndan, tutanaklardan okuyacak öğrenecekler.
***
Silivri Edebiyatı’na son katılan yapıt Hikmet Çiçek’in “Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar” adlı kitabı.
Kaynak Yayınları’ndan çıkmış.
Çiçek, daha önce de Kaynak Yayınları tarafından “İrticaya Karşı Genelkurmay Belgeleri”, “Hangi Hizbullah”, “Dr. Bahattin Şakir” adlı eserleri yayımlanmış bir gazeteci ve kıdemli bir “mahpus”...
1971 darbesinden sonra 14 yıl 4 ay yatmış…
Şimdi de 25 Mart 2008’den beri Silivri’de!
***
Ben Hikmet Çiçek’i Silivri sanığı olarak duydum…
Daha önce çalışmalarını görmemiştim…
Bu açıdan Soner Yalçın’ın kitabın başına yazdığı destansı, “Benim tanıdığım Hikmet Çiçek” yazısını da ilgiyle okudum:
Bir gazetecinin veya yazarın erişebileceği en üst mertebe, bir meslektaşı tarafından yazılan böyle bir tanıtıma konu olmaktır diye düşündüm.
***
Herhalde gazetecilikten geldiği için, Hikmet Çiçek doğrudan doğruya nesnel belge ve olgulara dayalı bir kitap yazmış:
Gizli tanıkların ifadelerinden oluşuyor esas olarak.
“Ergenekon” denilen davada 31 gizli tanık dinlenmiş…
Çiçek’in dosyalardan eriştiği bilgilere göre, sabıkaları bir hayli yüklü insanlar bunlar:
Koyun hırsızları, oto hırsızları, kız kardeşinin kızını satanlar, cinayet, uyuşturucu kaçakçılığı ve benzeri suçlardan hüküm giyenler….
Aralarında PKK, Dev-Sol, DHKP-C ve Hizbullah itirafçıları da varmış.
***
Kitaptaki ifadeler, davalarda olup bitenler, sorular ve yanıtlar, okurken insanın kanını donduruyor…
Ya bunları yaşayanlar ne hissediyor acaba!
-------------------------------------------------------------
Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar Kitabını %25 İNDİRİMLİ Satın Almak için Tıklayın;





26 Mayıs 2013 Pazar

Tüyler ürperten bir kitap: GİZLİ TANIKLAR


     Silivri davaları sürüyor... İddianameler, savunmalar, kararlar... Elbette'Silivri Edebiyatı'da!

     Silivri Edebiyatı, Silivri davalarının tutanakları ile birlikte, sonsuza dek yaşayacak... Gelecek kuşaklara ışık tutacak... Biz çoktan toprak olduktan sonra bile, insanlar bugünleri, Silivri Edebiyatından, tutanaklardan okuyacak öğrenecekler.

     Silivri Edebiyatı'nason katılan yapıt Hikmet Çiçek'in "Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar" adlı kitabı. KAYNAK YAYINLARI'ndan çıkmış. Çiçek, daha önce de KAYNAK YAYINLARI tarafından "Irticaya Karşı Genelkurmay Belgeleri", "Hangi Hizbullah", "Dr. Bahattin Şakir" adlı eserleri yayımlanmış bir gazeteci ve kıdemli bir "mahpus"... 1971 darbesinden sonra 14 yıl 4 ay yatmış... Şimdi de 25 Mart 2008'den beri Silivri'de!

     Ben Hikmet Çiçek'i Silivri sanığı olarak duydum... Daha önce çalışmalarını görmemiştim... Tüyler Ürperten Bir Kitap: Gizli Tanıklar. Bu açıdan Soner Yalçın'ın kitabın başına yazdığı destansı, "Benim tanıdığım Hikmet Çiçek" yazısını da ilgiyle okudum: Bir gazetecinin veya yazarın erişebileceği en üst mertebe, bir meslektaşı tarafından yazılan böyle bir tanıtıma konu olmaktır diye düşündüm.

     Herhalde gazetecilikten geldiği için, Hikmet Çiçek doğrudan doğruya nesnel belge ve olgulara dayalı bir kitap yazmış: Gizli tanıkların ifadelerinden oluşuyor esas olarak. "Ergenekon" denilen davada 31 gizli tanık dinlenmiş... Çiçek'in dosyalardan eriştiği bilgilere göre, sabıkaları bir hayli yüklü insanlar bunlar: Koyun hırsızları, oto hırsızları, kız kardeşinin kızını satanlar, cinayet, uyuşturucu kaçakçılığı ve benzeri suçlardan hüküm giyenler.... Aralarında PKK, Dev-Sol, DHKP-C ve Hizbullah itirafçıları da varmış.

Kitaptaki ifadeler, davalarda olup bitenler, sorular ve yanıtlar, okurken insanın kanını donduruyor... Ya bunları yaşayanlar ne hissediyor acaba!


-------------------------------------------------------------
Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar Kitabını %25 İNDİRİMLİ Satın Almak için Tıklayın;







Gizli Tanık Terörü


Bülent Annç'ta Emine Erdoğan'ın kaseli mi var?
     Başlıktaki soruyu Ergenekon davasında dinlenen 31 gizli tanıktan birinin iddiası nedeniyle sorduk. Madem Ergenekon'un hâkimleri ciddiye alıp da bunlan dinliyor, bugünlük biz de kulak verelim... 27 Temmuz 2012 günü dinlenen Yıldız kod isimli gidi tanık anlatıyor: "Papa Türkiye'ye geldiği gün, Bülent Armç Emine Hanım ile ErgÜn Poyraz'ı buluşturmuş, Emine Hanım demiş ki,'Niçin bide uğraşıyorsun, biz sana ne yaptık'demiş... Pardon Bülent Armç buluşturmamış, Bülent Annç'ta bu laset varmış... Bülent Arınç'ın bikfiği isimler çekmişler, bu benim mantığım. Tayyip'i yıkacağını, bu kasetle Tayyip'İ yıkacağını..." İşin ilginç yanı, gizli tanık Yıldız, sözlerinin devamında tertibi de aslında ifşa ediyor: "Bakın duyduğumu ben yazdırdım. Po&s sadece isim söyledi, Bülent Armç, Emine Erdoğan dedi... Çünkü biliyorlar.''Hâkim "Emniyet nasıl biliyor?" diye soruyor. Yıldızın yanıtı: "O Türk polisinin gücü işte." Tek başına bu sözler bile Ergenekon tertibini, tertipte Emniyet içindeki F Tipi yapının rolünü ortaya koymaya yetiyor!

Gizli tanık terörü
     Bu çarpıcı sözleri, Ergenekon davasının kıdemli sanıklarından Hikmet Çiçek'in son kitabından alıntıladım. Yılların usta gazetecisi Hikmet Çiçek, Ergenekon davasında dinlenen 31 gizli tanığı kitaplaştırdı. Kaynak Yayınlan'ndan çıkan"Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar" isimli bu kitap, biz gazeteciler için bir hazine! Cinayet, uyuşturucu kaçakçılığı, gasp, tecavüz, adam yaralama, adam kaçırma, dolandıncıhk, fuhuş hükümlüsü gibi "saygın" mesleklere sahip bu gizli tanıklar içinde PKK, DevSol ve Hizbullah itirafçılan da var. Hikmet Çiçek bu gizli tanıkların anlattıklarını yazarken, aslında tam bir gidi tanık terörüyle karşı karşıya bulunduğumuzu da sergilemiş oluyor.

MİT: Erdoğan'ın hesaplarını ClA'ya Arınc verdi
     Son olarak Fethuflah Gülen'le görüşen Annç'la ilgili bu iddia önemli. Zira Cemaati "devlet içinde devlet" olarak nitelendiren Eıdoğan da biliyor ki, kendisini dinleme olanağına sahip tek yapı Gülen'in Emniyetin TEM ve İstihbarat tâlimlerine yerleşmiş çocuklarıdır. Nitekim dinlendiği ortaya çılanca İlk iş olarak polis korumalarının tamamını değiştirdi. Armç'ın adı bu tip işlere ilk kez karışmıyor tabü... Örneğin Ergenekon sanığı olarak Silivrilde yatarken şüpheli bir şekilde ölen MİT'in üst düzey yöneticisi Kâşif Kozinoğlu. Erdoğan'ın gidi hesap bilgilerini ClA'ya Arınç'ın verdiğini iddia etmişti!

Erdoğan'ı kim dinleyebilir?
     Bülent Armç faslını burada kapatıyor ve bu kez Hikmet Çiçek'in koğuş arkadaşı Deniz Yıldırıma kulak veriyonjz. Erdoğan'ın kasetlerini haberieştinüği için Ergenekon'da yargılanan Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım, önceki gün son savunmasını yaptı. Yıldırım, Çiçek'in kitaplaşhrdığı 31 gidi tanığın ifadeleri dışında, dinlenen tüm tanıkların, yani 157 kişinin ifadelerini de İncelemişti. 10 bin sayfayı aşkm ifadelerden çıkardığı sonuçlan son savunmasında özetledi. Biz sadece 157 tanığın da varlığı iddia edilen Ergenekon örgütüne dair tek bir somut şey söyleyemediğini, en fada "görmedim, bilmiyorum, sadece duydum" diyebildiklerini köşemize alalım.
     Yıldırım savunmasının ikinci bölümünde üç önemli saptamayı dile getirdi:
     1. Deniz Yıidmm, savanın mütalaasında da görüldüğü gibi, sadece 4 konuşmayı yayımladığı için yargılanıyordu.
     2. Ancak Yddmm'ın veyımladığı 4 konuşma da, basın savalarının açtığı davalar nedeniyle yargılanmıştı fakat tamamı beraat etmişti. Suç bulunmamış, tersine gerekçeli kararda da belirtildiği gibi kamu yaran bulunmuştu!
     3. Üstelik mahkemede tanık olarak dinlenen Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Deveaoğtu, Yıldmm'ım yayımladığı görüşmelerin Aydınlık gibi diğer gazetelere de gönderildiğini açıklamıştı. Üstelik Vatan ve Haber Türk, bunlan kısmen haberleştirmişti.
     Savcıların iddialarını tek tek çürüten Deniz Yıldırım savunmasının sonunda haklı olarak mahkeme heyetine soruyordu: "Erdoğan'ı tem dinleyebilir?'Yanıtı da yine kendisi veriyordu: "Başbakan Erdoğan'ı ben dinlemedim, dinleyemem de... Erdoğan'ı sadece en yakmmdakiler dinleyebilir!"

-------------------------------------------------------------
Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar Kitabını %25 İNDİRİMLİ Satın Almak için Tıklayın;







21 Mayıs 2013 Salı

Ergenekon’da gizli tanıklar



Hikmet Çiçek, 28 Gizli Tanık ifadesinden hareketle, Ergenekon davasının bir hukuk davası değil Cumhuriyet’le bir hesaplaşma olduğunu gözler önüne seriyor. 
Bu hukuk dışı davada:

• Gizli tanıkların Ergenekon’dan haberleri bile yok!
• Mesleği olan, eli iş tutan bir gizli tanık bile yok!
• İfadelerin çoğu, insanı gizli tanıkların akıl sağlığından şüphe ettiriyor!
• Gizli tanıklar emniyette ne dendiyse onu söylemişler!
• Pek çoğu vaatlerle gizli tanık olmuşlar!
Kitabın sunuşunu Soner Yalçın yazdı:
“Cezaevinde olsa da, daktilo, bilgisayar verilmese de, o zor koşullarda aydınlık Türkiye’yi yeniden inşa etmek için kitap yazmaya devam etmektedir.
Çünkü bilir ki, kitaplar vatanları inşa eden tuğlalardır…”

İŞTE SİZE GİZLİ TANIKLAR: 

Ergenekon davası kapsamında 60 gizli tanık topladılar ama bunların sadece 31’i dinlendi. Aralarında koyun hırsızı da var, oto hırsızı da. Yeğenini satan da var, “gayrimeşru âlemde” tanınmak için çabalayan da. Cinayet, uyuşturucu kaçakçılığı, gasp, tecavüz, adam yaralama, adam kaçırma, dolandırıcılık, fuhuş hükümlüleri , PKK, Dev-Sol, DHKP-C ve Hizbullah itirafçıları da var. 

GİZLİ TANIKLAR ERGENEKON’U BİLE BİLMİYOR

Gizli tanık “Huzur”: “Yorum sadece… televizyondan, basından takip ettiğim kadarıyla duyduklarım yoruma dayalı ifadeler onlar…
Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel: “Ergenekon diye bir şey duydunuz mu?”
Gizli tanık “Selçuk”: “Ergenekon, bunların yer almış olduğu, daha sonraki kendilerine koymuş oldukları isim hani.”
Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel: “Hayır, siz bir yerde duydunuz mu, herhangi bir ortamda Ergenekon ismini?”
Gizli tanık “Emek”: “Türkiye’deki bu Ergenekon, Ergenekon yapılanmasının adını ben sonradan duydum. Bir yapılanma var, ama Ergenekon muydu bilmiyorum.”
Gizli tanık “17”: Bu davanın temelinde bir Ergenekon olayını ben bir Ergenekon’u ben ilk defa gazeteden duydum, bu haberlerden duydum, bir de Metal Fırtına diye bir kitaptan okudum, ben yani Ergenekon’u biliyordum desem yalan olur.”
Gizli tanık “Akdeniz”: “Bunun adı Ergenekon’dur, bunun adı başka bir şeydir bilmiyorum, ben Ergenekon’u da bilmiyorum… Onun haricinde Ergenekon nedir, ulusalcılık nedir, vatan sevmek nedir, bu konulara hiç merakım olmadı.”

HİKMET ÇİÇEK KİMDİR?

Gazeteci yazar Hikmet Çiçek, 1968 sonrasında devrimci gençlik mücadelesine katıldı. Aydınlık saflarında yer aldı. 12 Mart 1971 döneminde AÜ İletişim Fakültesi öğrencisiyken, “Anayasayı İhlal” iddiasıyla idam talebiyle yargılandı. 1974 affıyla 30 yıla hüküm giydi. Cezaevinde iken Halkın Sesi, Aydınlık, Bora ve Türkiye Gerçeği’nde yazıları yayımlandı. 14 yıl 4 ay cezaevinde kaldıktan sonra 1986’da tahliye oldu. Tahliye olduktan sonra Gökyüzü için yazdı. Daha sonra 2000’e Doğru, Yüzyıl, Siyah-Beyaz ve Aydınlık’ta muhabirlik, haber müdürlüğü, Ankara Temsilciliği ve Genel Yayın Yönetmenliği gibi görevlerde bulundu. Aydınlık’ın Haber-Araştırma Müdürü ve İşçi Partisi Basın Bürosu sorumlusu iken 25 Mart 2008’de Ergenekon Tertibi’nde tutuklandı. O günden beri Silivri Cezaevi’nde tutuklu olan Çiçek’in “Ergenekon Terör Örgütü üyeliği” iddiasıyla 7,5-15 yıl hapsi isteniyor.


-------------------------------------------------------------
Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar Kitabını %25 İNDİRİMLİ Satın Almak için Tıklayın;





20 Mayıs 2013 Pazartesi

Ergenekon'un gizli tanıkları kitap oldu




     Gazetemiz Yazarı Hikmet Çiçek'in Silivri Cezaevi'nde yazdığı 'Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar'kitabı raflardaki yerini aldı. Çiçek'in Ergenekon davasına yön veren gizli tanıkları incelediği kitap KAYNAK YAYINLARI tarafından yayımlandı. Kitabın giriş bölümünde davada 31 gizli tanığın dinlendiğini belirten Çiçek "Nasıl ki'Balyoz davası' denilince sayıları binleri aşan sahte dijital belgeler, 'Odatv davası denince uzaktan gönderilen virüsler akla geliyorsa, Ergenekon denilince de ilk akla gelen gizli tanıklardır. Ergenekon davası, gizli tanık beyanları üzerine kurulmuştur" ifadelerine yer verdi. Çiçek, askerliğini 1993-1994 \ yıllarında Elazığ'da Jandarma >-» Komando Taburu Komutanı binbaşı Mahmut Şahin'in postası olarak yapan Gizli Tanık Kıskaç'ın ifadesini şöyle anlattı: "Posta eri'Kıskaç', anlatımına göre 3. Ordu Komutanı ile teklifsiz görüşüyor, 4. Zırhlı Tugay Komutanı ile haritaların başında harekât planlıyor, operasyon yönetiyor, JİTEM elemanı olarak Erzurum, Erzincan, Elazığ ve Diyarbakır'ın tozunu attırıyor. Bunları ciddi ciddi anlatıyor, mahkeme heyeti ciddi ciddi dinliyor. Kod adım,'Yalnız Tilki'diyor." Kitabında, koyun hırsızlığı, gasp ve cinayet gibi suçlardan hüküm giyen Gizli Tanık Aydos'un beyanlannı aktaran Çiçek şu ifadelere yer veriyor: "Bilgi, belge, kanıt yok; ama'Aydos', Veli Küçük ile Hasan Atilla Uğur hakkında akıldışı suçlamalarda bulunuyor. (...)'Bir damla halindeki uyuşturucu'cümlesini, ifadesi boyunca anlattığı hemen her olayda kullanılıyor. (...)'Aydos'Veli Küçük'ten aldığı bu damla ile Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan giren'Saddam Hüseyin'in şahsi ajanını'uyutuyor. Belgeleri'Veli Amca'ya' teslim ediyor, adamın üzerinden çıkan 63 bin dolar için Veli Küçük'Sende kalsın'diyor."

'Hikmet Çiçek inat demektir'
Kitabın sunuş yazısı OdaTV davasında tutuksuz yargılanan gazeteci Soner Yalçın tarafından kaleme alındı. "Elinizdeki kitabı okumadan önce Hikmet Çiçek kimdir öğrenmek istermisiniz?" diye söze başlayan Yalçın, Hikmet Çiçek'i şöyle anlattı: "(...) Hikmet Çiçek demek, emek demektir. Özveri demektir. Dayanışma demektir. Örgütlü mücadele demektir. Devrim demektir. Vatan demektir. Enternasyonalizm demektir. Hikmet Çiçek, inat demektir. Bir gazeteciyi sessizliğe ve unutuluşa mahkûm etmenin imkansız olduğunu anlamak demektir. Hikmet Çiçek her koşulda yazmak demektir (...)"


-------------------------------------------------------------
Ergenekon Tertibinde Gizli Tanıklar Kitabını %25 İNDİRİMLİ Satın Almak için Tıklayın;