12 Ekim 2014 Pazar

Türk’ü Avrupa’ya anlatan ilk aydın: M.Celalettin Paşa

http://kaynakyayinlari.blogspot.com.tr/2014/10/turku-avrupaya-anlatan-ilk-aydn.html

“Türk” kendi ülkesinde enteller tarafından “faşist” kavramıyla tanımlanır oldu. Dün Batı’nın “barbar” diye yaftaladığı Türkler, bugün kendi ülkesinde aynı haksızlığa uğruyor, aşağılanıyor! 85 yıl önce Türk’ün atası Atatürk’ün elinde bir kitap vardı. Anıtkabir Müzesi’nde bulunan 362 sayfalık kitabın sayfalarına notlar aldığı görülmektedir. 1869’da Fransızca yazılan kitabın yazarı Nazım Hikmet’in büyük dedesi; M. Celalettin Paşa, 145 yıl önce Türk’ü Avrupa’ya anlattı. Ne mi yazdı; MÖ 2 binli yıllardan bu yana Türk tarih sahnesindeydi…

25 Temmuz 2014 Cuma

‘Pratik olarak en iyi Türk’


Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında yakalandıktan sonra İmralı’daki sorgusu sırasında söyledikleri, 16–24 Aralık 2013 tarihleri arasında Aydınlık’ta dizi yazı olmuştu. Şimdi de kitaplaştırılmış bulunuyor. Kitap, İşçi Partisi Genel Sekreteri Hasan Basri Özbey tarafından yayına hazırlandı. Kitapta bütün çıplaklığı ile ortaya konan Abdullah Öcalan portresi son derece önemlidir ve ülkemizin halen yaşamakta olduğu sıkıntılı süreci anlamak açısından öğreticidir.

Bilime, Bilişime ve Türkçeye Adanmış Bir Yaşam


Kaynak Yayıncılık, Türkiye'ye değer katmış, yaşam ve düşünceleri ile örnek olmuş kişileri yakından tanıma olanağı sunan "iz Bırakanlar" serisinin 8. Kitabı, bilişim duayeni Aydın Köksal'ın yaşamına yer veriyor.
"Bilim ve Ütopya" Dergisi'nin Ankara Temsilcisi Fevziye Özberk'in, imzasıyla yayımlanan "Aydın Koksal Bilime, Bilişime ve Türkçeye Adanmış Bir Yaşam" kitabı on bölümden oluşuyor. Kitapta, yaşamı, eğitim-öğretim yılları dışında Koksal ın bilişim dünyamızdaki öncülüğü, bilişim mesleğini benimsemesi ve Türkçeye kattığı zenginlikler anlatılıyor. Ayrıca Köksal'ın Türkçe, Bilim, Sanat, Politika ve Yaşam üzerine görüşlerine de yer alıyor kitapta.

3 Temmuz 2014 Perşembe

Erdoğan'ın Çılgın Projesi Amerikan Malı Mı


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘çılgın projesi’ Kanal İstanbul’un tüm yönleriyle ele alındığı “Çılgın Proje Kanal İstanbul” isimli araştırma kitabı yayımlandı. Kitabın yazarlarından E. Amiral Türker Ertürk, “Kanal İstanbul Projesi, her bakımdan ülkemizin çıkarlarına zarar verecek bir düşmanlık projesidir” dedi.
E. Amiral Türker Ertürk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘çılgın projesi’ olarak tanıtılan Kanal İstanbul Projesi’ni ele aldıkları ve Kaynak Yayınları’ndan çıkan “Çılgın Proje Kanal İstanbul” isimli kitapla ilgili, Odatv’ye konuştu.

16 Mayıs 2014 Cuma

SOYKIRIM İDDİALARI MALTA'DA DENİZE DÖKÜLDÜ


Tarihimizde "Malta Sürgünü" olarak adlandınlan olay, aslında önde gelen ittihatçıların "toplu Ermeni kıyımı" suçlamasıyla yargılanmasıdır. Malta'da tutukladıktan 145 kişiyi suçlayamayan ingiliz makamlarının, sonunda "esir değişimi" ile alıkoyduktan kişileri serbest bırakmaları, iddiaların kofluğu anlamına gelmektedir.

Gazeteci-yazar-siyasetçi Uluç Gürkan'ın 'özgün İngiliz belgeleri'ne dayanarak kaleme aldığı "Malta Yargılaması" kitabı 1920'lerin başında Malta'da yaşananları hatırlatmanın ve tartışmanın çok ötesinde, başlı başına bir savunmadır; hatta karşı iddianame de denebilir. Gürkan, İngiliz belgelerine dayanarak, Ermeni lobisinin 'uluslararası yargılama' talebini gerçekten de hem ıskartaya çıkarıyor hem de Türkiye'nin yaklaşık yüz yıl önce lehine çıkmış olan ve elini güçlendiren bir uluslararası yargı kararını hepimize bir kez daha hatırlatıyor.

13 Mayıs 2014 Salı

Türkiye’nin ‘Kürdistan’ deja-vu’su


Bugün bölgede yaşananlar gelecekte, temelden sarsılacağımız acılara fısıldıyor gibi… Bu tarifini yapamadığımız acıları engellemek için de kendilerini ahtapot gibi sarmış emperyalizmin ve onun hempalarının
oynadığı oyunlara Kürtlerimizin dâhil olmaması… Emperyalist güçler bugün Kürtleri Ortadoğu’da bir asker gibi kullanılmaya hazırlanıyor.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ 20 YILDA 20 KİTAP


Muazzez ilmiye Çığ, bu yıl 100. yaşını kutluyor. İlk kitabı İ 993 yılında, 80 yaşındayken yayımlandı. Son 20 yılda 20 kitap yazdı. Bugünlerde yeni kitabını, yeni makalesini, yeni mektubunu tasarlıyor. Bu yaşta bu üretkenliğin sırrını öğrenmek için evinin kapısını çaldığımızda bilgisayarın başındaydı. Henüz 10 gün önce bir gözünden küçük bir ameliyat geçirmiş, okuma faaliyeti biraz aksamış, arayı kapatmaya çalışıyordu...

Önce son kitabı
■ Son kitabınızdan başlayalım sohbetimize. "Uyanın Artık" kitabında, güncel konularda yetkililere ve ilgililere yazdığınız mektuplar var. Neden yazdınız bu mektupları?
Mektuplar, benim hayatımda yeni değil. Başlangıcı var. "Vatandaşlık Tepkileri" diye topladığım bir yığın mektubum var. Emekli olduktan sonra başladım mektup yazmaya. Önce mesleki konulardaydı, sonra güncel, toplumsal konuları da ele almaya başladım.

Ütopya Platon’la başlamaz, sömürüyle başlar


Ütopyayla devrimin  arasında kopmaz  bir bağ vardır. Her ütopya aynı zamanda devrimi kışkırtır. Her devrim ütopyaya ihtiyaç duyar. Ütopyası olmayan bir devrim olmamıştır.Devrime gitmeyen ütopyanın da esamesi okunmaz. Dolayısıyla her ütopyacı da eninde sonunda devrimcidir.  Bugün Türkiye’nin de büyük ütopyacılara ihtiyacı vardır.

Geçtiğimiz günlerde kitapçılara “Türk Ütopyaları” adıyla bir inceleme kitabı girdi. Gerçek-ten merak uyandıran bu incelemede “Türklerin ütopyası var mıdır” sorusuna oldukça kapsamlı
bir yanıt veriyor Sadık Usta. Ütopyalar konusunda 20 yıldır araştırma ve incelemelerde bulunan Usta, ortaya atılan pek çok teze karşı ilginç açıklamalarda bulunuyor. Biz de bahar ayının güzel havalarına güvenip Gülhane Parkı’nda Sadık Usta ile ütopya kavramı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

8 Mayıs 2014 Perşembe

CHP 'Dersim' diye diye Tunceli Belediyesini PKK’ya verdi



Çok ciddî bir ders var: CHP, 2011 Milletvekili Seçiminden Tunceli’de birinci parti çıkmıştı. Yüzde 56 oyla iki milletvekilliğinin ikisini de kazanmıştı. 30 Mart 2014 Yerel Seçiminde ise, İl Genel Meclisi’nde oyları yüzde 32’ye düştü ve Tunceli Belediyesi’ni PKK’ya teslim etti. Oysa Kılıçdaroğlu ekibi, “Dersim” diyerek Tunceli seçmenini kazanma iddiasındaydı. Bölücülüğün kuyruğuna takılarak Türkiye seçmenini kaybettiği gibi Tunceli’yi de kaybetti.

2 Mayıs 2014 Cuma

Malta Yargılaması - Malta’yı sulandırmak


“Ermeni soykırımı”nı savunan lobi, Malta’daki tarihi ve hukuki gerçekleri çarpıtmak için büyük çaba sarf etmektedir. Malta’daki yargılama süreci İngiliz arşivinde belgeleriyle kanıtlıdır. Malta yargılaması lobinin iddia ettiği gibi “esir değişimi yapılarak” kapatılmamıştır. Aksine İngiliz Kraliyet Başsavcılığı, delil bulamadığı için, yargılamayı bugünkü karşılığıyla “takipsizlik” kararıyla sonlandırmıştır.